Anasayfa > Blog / Kitabiyat

Sık sık duyarız, “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti”. Bunu duyduğumda hep şöyle düşünürüm söyleyen için: “Ne kadar sığ bir insan ve ne kadar az kitap okumuş.” Ne mutlu bana ki, kırk üç yaşındayım ve hâlâ hayatımı değiştiren kitaplar okuyorum. Veya şöyle söylemeli: Hâlâ kitapların beni ve insanları değiştirebileceğine olan inancımı kaybetmedim.

Niyetim, Tom Regan’ın Kafesler Bo ...

Yorum Yapılmadı

Bayard’ın kitabı, bir süredir düşündüğüm bazı konular üzerinde yazabilmem için cesaret verdi doğrusu. Her şeyden önce kitabın, başlığının okuyucuya ilk çağrıştırdığından oldukça farklı bir meseleyi ele aldığını söylemeliyim. Bayard, ‘okumadığımız kitaplar hakkında nasıl konuşuruz’ diye sorarken, ‘ortamlarda’ okumadığımız kitaplar hakkında okumuş gibi yapmanın yollarını araştırm ...

Yorum Yapılmadı

Hukuk felsefesi ve sosyolojisi alanındaki klasik eserlerin Türkçeye kazandırılmasında, sorumluluk başta alanın öğretim elemanlarında olmak üzere, ciddi bir eksiklik olduğu iddiasını gerekçelendirmek için uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Kendimi hâlâ ait hissettiğim camianın üyeleri akademik unvanlarını ve mevcut itibarlarını haklarında yazarak ve konuşarak elde ettikleri eserleri çevirmekten her nedense imtina e ...

Yorum Yapılmadı

Bu listeyi, sosyal ağlardan gelen, "hukukçuyum, yaz için hangi romanları okumamı tavsiye edersiniz?" sorusu üzerine hazırladım.

Hukukçuların hukuk takıntısı iş roman okumaya geldiğinde de kendini gösteriyor ve sürekli hukukla ilgili roman tavsiyesi isteniyor. Edebiyat metinlerini mesleğinizin sınırlarını tahkim eder tarzda okumanızı tavsiye etmem esasında. Ama işe iyi tarafından ba ...

Yorum Yapılmadı

Kefaret Mümkün mü?

Jean Améry, Suç ve Kefaretin Ötesinde, Metis.

Suç ve Kefaretin Ötesinde’yi okumak zor oldu benim için. Sanki kişisel hikâyemin devamını okuyormuş gibiydim. Kişisel derken, tek başına anlamında değil. Büyük bir şeytanlaştırılmışlar grubunun üyesi olarak hikâyemi kastediyorum.

1945’ten sonra kendi seçtiği Jean Améry ismini kullanan yazar, 1912’de, Hans Maier ismiyle ...

Yorum Yapılmadı

Düşman Ceza Hukuku

Türkiye’de hukuk bir süredir hukukçuların akıl erdirmekte zorlandığı bir dönüşüm yaşıyor. Akıl erdirmekte zorlanıyor, diyorum, çünkü hukukun “neye dönüştüğü”nü belirlemekte zorlanıyor ve basitçe, “hukuk kalmadı” diyoruz. Doğru, bildiğimiz hukuk kalmadı. Peki ama ortaya çıkan yeni düzen bir hukuksuzluk, yani bir kaos veya anarşi mi, yoksa ortada takip edilebilecek bir izlek, bir yönelim ...

1 Yorum

Sessizin Payı

Sessizin Payı uzun süredir okuma listemdeydi. Çok kişiden okumam gerektiğini telkinini almıştım, bir türlü sıra gelmemişti. Nihayet Yanlış Okumalar’ın yaz başı okumalarına dahil ettim, iyi ki de etmişim.

Kitap 5 denemeden oluşuyor. Her bir deneme, belli bir tema altında farklı kitap ve yazarları karşılaştırıyor. Kimi zaman kitaplardaki büyük sorular, kimi zaman yazarların belli bir me ...

Yorum Yapılmadı

Naziler ve Yargı

Hukuk kuralları, bu kuralların ihlal edileceği önceden varsayılarak, yani ihlalin olacağı öngörülerek ve kabullenilerek yaratılır. Bu yüzden bir kuralın ihlali, sıradan bir vatandaşı şaşırtabilir fakat hukukçuyu şaşırtmaz. Ceza kanunlarında, mahkeme kararlarında öylesine tuhaf olayları görmüştür ki hukukçu, en sarsıcı, en beklenmedik dediğinize karşı bile şerbetlidir artık.

K ...

1 Yorum

[Sibel Özbudun tarafından kaleme alınan bu metin, Lynne Ann Hartnett'e ait Vera Figner - Bir Muhalifin Hayatı (Çev. Ertuğrul Uzun, Eskişehir: Verba, 2019) başlıklı eserde "Türkçe Baskıya Önsöz" üst başlığıyla yayımlanmıştır.]

 

“Olayları oldukları biçimde

ele almalıyı ...

Yorum Yapılmadı

Başlığı okuyup “O da soru mu?” demiş olma ihtimaliniz yüksek. Ama kötü bir haberim var: Hukukçular etik bilgisine ihtiyaçları yokmuş gibi yapıyor, bundan gocunmuyor çünkü muhtemelen büyük kısmı böyle bir bilgiden haberdar bile değil.

Başlığı okuyanların bir kısmı, gizli bir “Elbette.” cevabı içeren “O da soru mu?” tepkisini, belki de başka bir gizli cevapla sormuşlardır: “ ...

Yorum Yapılmadı

Hukuki Argümantasyonun Temelleri’nin orijinal ilk edisyonunun Türkçe çevirisi 2010’da Paradigma’dan çıkmıştı. Doktorayı bitirdikten sonra, Hukuk Göstergebilimi’nde ihmal ettiğimi düşündüğüm argümantasyon meselesine ilgi duymuş, kitapla tesadüfen karşılaşmıştım. Kitabın cazibesi, Avrupa’da ve Amerika’da yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren üretilmiş argüm ...

Yorum Yapılmadı